Anasayfa » Archives » Avrupa Birliği ve Arktik Bölgesi

Avrupa Birliği ve Arktik Bölgesi


Giriş

İklim değişiklikleri son yıllarda beklenenden hızlı artış göstermiş ve kutuplarda iki katı erimeye neden olmuştur. Özellikle Arktik Bölgesinde buzulların erimesiyle oluşan yeni ticaret rotaları bölge dışı aktörlerinde ilgisini çekmiştir. Bilindiği üzere bölgede Arktik devletlerinin yanı sıra 13 bölge dışı devlet bulunmaktadır. Bölge dışı devletlerin yanı sıra çeşitli hükümetler ve parlamentolar arası örgütlerde bulunmaktadır. Ayrıca bölgenin sahip olduğu enerji kaynaklarından dolayı da buraya olan ilgi artarak devam edecektir.


Bölge dışı bir aktör olarak AB, bölgedeki çalışmaları yakından takip etmekte ve çeşitli politikalar uygulamaktadır. Özellikle ”Dördüncü Avrupa Genişlemesi” sürecinde iki Arktik devleti olan İsveç ve Finlandiya’nın AB üyesi olmasıyla birlikte kutuplarda daha etkin rol alan AB, buradaki politikalarını daha sürdürülebilir hale getirmiştir. Bilindiği üzere 2013 yılında Kiruna Bakanlar Toplantısında Arktik Konsey’i AB’nin gözlemci statüsünü kabul etmiş ancak bu kararı ertelemiştir. Bunun arkaplanında yatan sebeblerden biri ise AB’nin Rusya’ya uyguladığı yaptırımlardır. 2014 yılında Kırım’ın İlhak’ı ile başlayan süreçle beraber yaptırımlarına devam eden AB’nin uzun bir süre daha Arktik Konsey’ine tam gözlemci statüsünde olamayacağı düşünülmektedir. Ayrıca AB’nin tam gözlemci statüsünde olmamasına rağmen konseyin kararlarını gözlemleme yetkisi bulunmaktadır.

Küresel Bir Rol Olarak AB

Avrupa Birliği’nin kendi iç huzurunu sağlama konusunda önemli bir etken yine sınır dışı güvenliğidir. Bu iç huzurun bozulmasına engel olmak isteyen AB özellikle Arktik için girişimlerini son yıllarda hızlandırmıştır. Giderek karmaşıklaşan Kuzey Kutbu için AB, bölgedeki politikalarını sürekli güncelliyor ve yeni belgeler yayımlıyor. Ayrıca bölgenin küresel bir aktöre ihtiyaç duyduğunu belirten AB bu rol için en uygun aday olduklarını belirtiyor.Bölgede Antartika Antlaşmasına benzer bir antlaşmanın gerekliliğine inanan Avrupa Birliği, her ne kadar bu konuyu gündeme getirse de diğer Arktik devletleri tarafından onay görmemektedir. Bunun başlıca nedenlerinden biri bölge için çeşitli devletler arasında sınır anlaşmazlıklarının olmasıdır. Bu sınır anlaşmazlıklarını Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesine göre çözmek isteyen devletler üç büyük sorunla karşılaşmaktadır. Bunlar sırasıyla:

  • Münhasır Ekonomik Bölge
  • Kıta Sahanlığı
  • Açık Denizler

Bilindiği üzere bölgedeki sınır anlaşmazlıkların başlıca nedeni MEB alanlarının genişletilmek istenmesidir. Özellikle Kanada’nın Kuzey Batı Geçidi ve Rusya’nın Kuzey Doğu Geçidi’ni kendi iç suları olarak nitelendirmesi ABD ile anlaşmazlıklara neden olmaktadır. Üstelik uluslararası örf ve adet kuralları haline gelmiş hükümlere rağmen ABD’nin BMDHS’ye taraf olmadığının altını çizmekte fayda var. Avrupa Birliği’nin bu uyuşmazlıklar konusunda endişeli olmasından dolayı 2014 yılında bir belge yayınlamıştır. Avrupa Parlamentosu tarafından yayınlanan bu belge, AB’nin bölgede araştırma ve geliştirme yapmasının önemini vurgular. Ayrıca ”Avrupalı Ekonomik Aktörlerin” bölgedeki aktif katılımının da altını çizmektedir. Kısaca bu belge bölgenin sorunları için AB’nin aktif katılımına ihtiyaç duyulduğunu belirtir.

Son olarak Avrupa Parlamentosu Dış İlişkiler Komitesi Başkanı David McAllister 21-24 Eylül tarihleri arasında Danimarka, Grönland ve İzlanda’yı ziyaret etmişti.Bu ziyaretin ardından McAllister, AB için Arktik bölgesinin çok önemli olduğunu ve komitenin bölgedeki gündemi üst sıralarda tutacağını belirtmiştir.Ayrıca Komitenin, uluslararası hukuka dayanan Arktik yönetişim çerçevesinin, bölgenin refahına ve istikrarına önemli derecede katkıda bulunacağını söyledi.

Sonuç


Kuzey Kutbu bölgesindeki iklim değişikliğinin AB güvenliği için önemli bir etkisi olduğu kesin bir şekilde kabul edilir.Bunun için bölgede güçlendirilmiş bir AB politikasının olması gerektiğine inanılır.Bu yüzden AB, başta üyeleri olmak üzere tüm bölge devletleriyle iyi bir ilişki yürütmek istemektedir.Bu iyi ilişkilerin nedeni ise AB’nin başta Rusya olmak üzere diğer Arktik Devletleriyle olan enerji ortaklığıdır.Sonuç olarak bölgenin gelecekte bir Soğuk Savaş Bölgesi olma potansiyelinden dolayı AB kendi güvenliği için Arktik Bölgesini dikkatli bir şekilde takip etmektedir.

KAYNAK:

Nesrin Singil ,Public and Private International Law Bulletin, Arktik Bölgesi’nin 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi Çerçevesinde Değerlendirilmesi
https://siyasalhayvan.com/avrupa-birliginin-arktika-politikasi/
https://arctic-council.org/about/observers/non-governmental-organizations/
https://www.europarl.europa.eu/doceo/document/TA-7-2014-0236_EN.html

Arktik Konsey’i ile alakalı yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

EnglishFrenchRussianTurkish